Jeolojik Yapı

    Altınekin ovası genel olarak sığ-derin denizel tortullardan meydana gelmiştir. Üst Permiyen sonrası geçirdikleri metamorfizma ve tektonizma koşulları sonucu bugünkü özelliklerini kazanmışlardır. Altınekin ovasının jeolojik yapısını genel olarak jeolojik zamanlar içerisinde geçirdiği değişikliklere bağlı olarak inceleyelim. Altınekin ve çevresinde Paleozoik'ten Kuaterner'e yani Birinci zamandan günümüze kadar geçen zaman diliminde meydana gelmiş çeşitli kayaçlar vardır. Daha önceden yapılmış olan etütlerin ve açılan sondaj kuyularından çıkan materyallerin incelenmesinin sonucunda, Altınekin ovasının en eski formasyonları Paleozoik yaşlı şist, fillat, kuvarsit ve dolomatik kristalize kireçtaşlarıdır (DSİ, 1973). Bu kayaçların en çok bulunduğu alanlar güneyde Sarnıç köyünden Kuzeyde yenice mahallesine kadar uzanan bölgede, Koçyaka Köyünün kuzeybatısı ve güneydoğusunda, Erdoğdu Tepe, Doğu Tepe, Mahmutsivri Tepesinde görülür. Genellikle yeşil, kırmızı ve mor renklidir. Bu formasyonlar paleozoik sonunda kıvrımlanarak yükselmişlerdir (DSİ, 1973).


Senezoik sonunda su dışına çıkan bölge, daha sonraları Eosen'den itibaren kuzeyden güneye doğru gelen denizin altında kalmıştır. Bu sırada marn ve kireçtaşları çökelmiştir.

Üst Miosende marn ara tabakalı marnlı kireçtaşları meydana gelmiştir. Bu formasyon kuzeyde Cihanbeyli ilçesine bağlı Hodoğlu Köyü'nden başlayarak doğuda Altınekin ilçe merkezine, güneyde Yazıbelen'e, batıda Kale Köyü'ne kadar geniş bir alanı kaplar. Ortalama kalınlığı 30-130m. arasında değişir. Genellikle kirli sarı veya koyu sarı renklidir.

Pliosen'de sığlaşmaya başlayan bölgede; kil, kireçtaşları, kumtaşları ve konglemeralar çökelmiştir. Kireçtaşları doku, yumuşaklık ve görünüm bakımından Üst Miosen kireç taşlarından ayrılır (DSİ, 1973). Konglemeraların kalınlığı 20-30 m. arasında değişir. Çimentosu bazı yerlerde silis, bazı yerlerde kalsiyum karbonattır (DSİ,1973). Konglemeralar, Akıncılar kasabasının Kuzeydoğusunda Karakaya Köyünün Doğusundaki vadide ve sarnıç köyü çevresinde görülmektedir.

Kuaterner'e ait alüvyonlar genellikle vadi tabanları ile kuzeyde Cihanbeyli'nin Karkışla Köyü'nden başlayıp ilçe merkezine kadar olan dar bir sahada ve Oğuzeli Kasaba'sı çevresinde görülür. Ortalama kalınlığı 15-20 m. arasında olup genellikle kumlu ve çakıllıdır (DSİ, 1973).

Altınekin merkezinin jeolojik yapısına baktığımızda bu bölgeyi oluşturan formasyon Milis Üyesi ve Dereköy Üyesinden oluşan Gözet Formasyonudur.

Gözet Formasyonu Altınekin grubu kayaçları içerisinde en alt düzeylerde gözlenmekte olan bu formasyon, birbirleri ile yanal ve düşey geçişli iki üyeye ayırtlanmıştır.

Altınekin ve çevresinde farklı derecelerde başkalaşım ve deformasyon geçirmiş metamorfitler gözlenmektedir.

Milis Üyesi: Gözet formasyonunun alt seviyelerinde gözlenmekte olan birimin adı, yörenin kuzey kesimlerindeki Milis deresinden alınmıştır. Üst düzeylerinde yer alan Dereköy Üyesine göre, daha belirgin oranda şistozite göstermektedir. Genelde Milis Üyesi Yeşil Şist Fasiyesi koşulları altında kalmıştır.

Çalışma bölgesinin orta ve kuzey kesimlerinde izlenen birimin tabanı, yörede yüzeylenmediğinden daha yaşlı birimlerle olan dokanak ilişkileri ve gerçek kalınlığı bilinmemektedir. Birim, aynı formasyonun Dereköy üyesi ile düşey ve yer yer de yanal geçişler gösterir.

Dereköy Üyesi: Altınekin merkezin kuzey kesimlerinde yüzeylenmekte olan birimin adadır. Yenice Mahallesinin Kuzeybatısındaki Dereköy Tepesinden alınmıştır.

Birimin alt sınırında yanal düşey geçişli Milis Üyesi, Üst sınırında ise uyumlu olarak Karasivri Formasyonu bulunur(Şekil-2). Bu üyenin kalınlığı yaklaşık olarak 160m. olarak belirlenmiştir. Bu birim egemen olarak kalkşistlerden oluşur. Kalsit ve Kuvars oranı fazla olduğu için daha önce metamorfizma ve tektonizma olaylarının yaşandığını anlıyoruz(KARAMAN, 1986).